18 Eylül 2008 Perşembe

ÇEVREYE VERİLEN ZARARLAR

Çevre kirliliğinin doruğa ulaşmasında 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi'nin büyük etkisi olduğu doğrudur. Fakat çevre kirliliğinin bu tarihte başladığını zannetmek büyük bir hatadır. çevre kirliliği çok eski çağlardan beri vardır. Fakat çevre biliminin ve ciddi bir ekolojik bilincin oluşması yenidir. örneğin ormanların bilerek yakılması insanoğlunun çevreye çağlar boyunca verdiği zararın bir örneğidir. Orman yangını, çağlar öncesinde insanların sık sık yakalandığı sinüzit ve antrakoz (akciğerlerde siyahlaşma) gibi hastalıkların başlıca nedenidir. Fakat bunu yapan insanların, bu hastalıkların sebebinin, doğaya kendi elleriyle verdikleri zararlar olduğunu anladıklarını hiç sanmıyoruz. Ortaçağ'da da çevre kirliliğinin önemli bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. İngiltere'de evlerinin önüne insanların dışkılarını atmaları o kadar büyük bir sorun olmuştur ki 1345 yılında bunu yapanlar 2 şilin para cezasına çarptırılmaya başlanmıştır. 12. yüzyılda ise Fransa'da Philippe Auguste sokaklardaki iğrenç atıkların kaldırılmasını ilk emreden kral oldu. Bunun üzerine dışkılarını akarsulara atan halk kendi ana içme suyu kaynaklarını kirletti. çevre kirliliği hakkında ilk bilinen yasa 1388'de İngiltere Parlementosu'nda kabul edildi. Bu yasaya göre akarsulara ve sokaklara dışkı atılmayacaktı. Yasayı uygulamayan yönetici, o çevrede yaşayanlarca kralın mühürdarına şikayet edilecekti. İnsanların kendi elleriyle doğayı kirletmelerinin sonucunda, kendilerinin gördükleri zararın dayanılmaz boyuta ulaşmasıyla, ancak devlet yasasıyla kendilerini koruyacakları kanaatine vararak oluşturdukları ilk yasa, bahsettiğimiz yasadır. 19. yüzyıl sanayileşmesinde ise ortaya çıkan tablo korkunçtur. Tüm sanayi bölgelerinde metalurji ve demir çelik kuruluşları karaları, suları, havayı kirlettiler. Charles Dickens'in romanları, komünizmin teorisyeni Friedrich Engels'in yazıları, Londra'nın kirlenmişliğinin kitaplardaki en bilinen delilleridir. 1930'da hava kirliliğinden Belçika'nın Mosa Vadisi'nde 63 kişi öldü. 1952 yılında ise Londra'da yaşanan felaket çok daha büyüktü. 4000'i aşkın kişi nefes alma zorluğundan, insanların doğayı tahribinin bir sonucu olarak öldü. Günümüzde de durum pek parlak değildir. Belki böyle toplu ölümlere rastlanmıyor ama Dünya Sağlık örgütü'nün açıklamalarına göre bir milyarı aşkın insan hava kirliliğinin doğrudan tehdidi altındadır. Yıllarca toplanan çöplerin denizlere dökülmesi sonucunda bu pislikten geçmişte ne kadar insanın zarar gördüğünü tespit etmek ise mümkün değildir. üstelik günümüzde de denizlere çöp dökülmesi şeklindeki uygulama tamamen terkedilmiş değildir. Gerek deniz altı canlılarını öldüren, gerekse bunların vücutlarında zararlı maddeler birikmesine yol açan deniz kirliliği, sonuçta yine insanoğluna zarar vermektedir. Günümüzde, sayamadığımız tüm bu kirliliklerin kanser gibi birçok hastalıkta önemli etkisi olduğu kabul edilmektedir. Görüldüğü gibi insanlık tarihinde insanoğlunun en büyük düşmanlarından biri çevre kirliliğidir. Bu yüzden ekolojik dengenin sağlanmasına çabalayan tüm kişi ve kuruluşlara bir şekilde destek vermemizin çok isabetli olacağı kanaatindeyiz.

19 Aralık 2007 Çarşamba

ÇEVRECÍ FIKRALAR


Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyaç gidermişler. İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan sonra makineden peşpeşe kurulama kağıtları alıp ellerini kurulamış. Tam 16 adet kağıt havlu harcamış. Arkadaşlarına dönmüş:

- Ben ODTÜ mezunuyum, bizim okulda önce temizlik ögretilir.
İşini ikinci bitiren tek bir kağıt havlu çekmiş ve elini kurulamış ve diğerlerine dönmüş:
- Ben Bilkent mezunuyum,bize okulda çevreciligi öğrettiler. Çok kağıt harcamak çevreye zararlıdır?
Üçüncü kişi ne ellerini yıkamış, ne kağıt almış. Kendisine şaşkın şaşkın bakan arkadaşlarına dönmüş:
- Ben Boğaziçi mezunuyum, biz elimize işemeyiz!

Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış,

Dursun:
- Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş,
Temel de anlatmış:
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..


Çevreci kuruluşlara üye olan iki sevgilinin kaygası

- Yaaa Buket nedir bu rezillik ya. Biz doğallıktan bahsediyoruz. Sen makyaj yapıyorsun?
-Aman Murat o kadarda değil artık bırak biraz güzel gözükelim.
-Güzellik mi? Sen buna güzellikmi diyorsun ya. Ben seni çevreyi temiz tutalım eyleminde çöp tenekesi kılığına girdiğin şeklinle sevdim kızım!
- Ay iyide ömrümün sonuna kadar çöp tenekesi olarak dolaşacak değilim ya Murat.
- Hem ona bakarsan sende hakiki deri ayakkabı giyiyorsun. Kim bilir hangi hayvanı öldürüp derisinden ayakkabı yaptılar. Ben hiç olmazsa bez ayakkabı giyiyorum.
- Yaaa kızım bana anlatma tamammı. Daha dün inci kolye takıyodun. İncilerin nereden çıktığını anlatmama gerek yok heralde.
- Fener maçında yaktığın sis bombasının çevreye verdiği zararı, havaya verdiği kirliligi görmemezlikten gelmiştim ama doğrusu şimdi söylemeden edemiycem.
- Hahhh şuna bak. Yolda yürürken yerdeki izmariti farketmeden geçtiğin günü hatırlıyorsun değilmi. Onu geri dönüp ben almıştım yerden Buket!
- Suna bak patlak eksozla param yok diye 1 ay trafikte dolaşıp çevreyi kirleten bendim sanki!
- Mangal ziyafetine giden de sendin Buket hanım! -
- Yokkk canım. Boğazdan petrol geçirilmesini engellemek için boğaza eyleme gittiğimde ben hastayım diye evde kal sendin ona bakarsan...

Sabahın erken saatinde avdan dönen Temel, kayığını kıyıya çektikten sonra balıkçı kahvesine doğru yürür. Kahvedekiler yalnızca sağ ayağı dizine kadar ıslak olan Temel’e sorarlar :
-Ula, balık vuriy mi?
Temel :
Yok yahu ne gezer.
-Madem baluk vurmayi ayağın niye dizine kadar islandi.
Temel küçümseyerek yanıtlar :
-Uşağum, haçan denizde sigara içeyrim. İzmariti suya atınca basıpta söndirmeyecek miyum oni?

18 Aralık 2007 Salı

PÍLLER ve ÇEVRE

Teknolojinin gelismesini büyük bir hizla sürdürdügü son yillarda yasamimizda pille isleyen saatler, fotograf makineleri, uzaktan kumondalar gibi bir dizi elektrokik aletler yer almaktadir. Yüzyil kadar önce kesfedilen ve 1960`li yillardan buyana tasinabilir elektronik aletlerin artmasiyla birlikte günlük hayatta gittikçe daha sik kullanilmaya basladigimiz pil ve akümülatörler daha fazla miktarlarda tüketilmekte ve üretilmektedir. Pil atiklari birçok insanda üstünde pek fazla durulmayan konuyu teskil etmektedir. Pil atiklari içerdikleri zararli maddeler örnegin: kadmiyum (Cd), kursun (Pb), civa (Hg) ve çinko (Zn) gibi agir metaller sebebiyle tehlikeli özellikler tasimakta ve bilhassa su ve toprak kirlenmesinde önem arzetmektedir. Almanya`da yilda 850 milyon pil satilmaktadir. Satisa sunulan pillerin büyük bir kismi çinko-kömür (Zink-Kohle) ve alkalik-mangan gibi kullan-at pillerden olusmaktadir. Hayatimizi kolaylastiran her teknolojik üründe görülebildigi gibi piller de bilhassa bilinçsiz kullanilmasi ve atiklarin geregi sekilde kontrol edilmemesi sonucunda çevreye dolayli olarak biz insanlara oldukça önemli zararlar verebilmektedir. Piyasada sunulan bütün piller çevremize zarar verebilen maddeler içerdiklerinden dolayi, Almanya`da olusan kullanilmis piller Ekim 1998`den itibaren yürürlüge giren pil yönetmeligine göre, pil satan her magazaya ücretsiz geriverilebilir. Bu magazalarin eski pilleri geri alma mecburiyeti vardir, çünkü yeni pil alindiginda alis fiyatiyla birlikte pillerin çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilmasi için ücret ödenmektedir. Magazalar tarafindan toplanilan piller çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilabilmesi için pil üreticilerine geri verilmektedir. Eski piller pil satan magazalarin yanisira, belediyeye bagli olan çöp isleme tesislerine veya zarli atiklari toplayan araçlara da geri verilebilir (Bu bilgiler Almanya için geçerlidir, ülkemizde ve veya diger ülkelerde nasil muamale görüyor, bilemiyorum.)
Tarih sürecinde çok sayida arastirmaya konu olan piller günümüzde hala gelistirilmeye çalisilmakta ve bu hususta pillerin güvenirligini, ömürlerini ve kütlesel enerjilerini arttirmaya yönelik çok sayida proje çalismasi yürütülmektedir. Ìncelenen konular arasinda, lituyumlu piller, civa oksit-kadmiyum pilleri, çinko-hava pilleri, organik elektrolitli piller ve kati elektrolitli piller yer almaktadir.

Çevre sagligi için pil seçiminde bazi tavsiyeler:
Ìlk etapta mümkünse pillerden kaçinilmali, alternatif olan ürünlere örnegin: mekanik veya günes enerjisiyle çalisan saatlere, elektrikli tras makinelerine ve elektronik esyalara, günes enerjisiyle çalisan hesap makinelerine öncelik taninmalidir. Çünkü çevremize zarar vermeyen piller yoktur. Yanliz bazi piller digerlerine nazaren çevremize daha az zarar verirler. Bu da pillerin içinde bulunan kimyasal maddelere baglidir. Eger ille de pil olsun diyorsaniz, pil satin alirken kullan-at (sarj edilemeyen) piller yerine sarj edilebilen piller tercih edilmelidir. Bu pillerin içinde büyük miktarda agir metaller olsa bile, diger pillere nazaren ekolojik olarak çevremize daha uyumludur. Çünkü diger piller bosaldiktan sonra çöpe atilmasi gerekirken, sarj edilebilen piller ise bosaldiginda yüzlerce defa tekrar sarj edilebilirler. Bu piller ilk basta pahali gibi gelebilir. Ama bu tür piller yüzlerce defa sarj edildikten sonra, diger pillere nazaren daha ekonomik olduklari için uyungundurlar. Yalniz el feneri gibi az kullanilan aletlerde, kullan-at piller daha ekonomiktir.

Lütfen, hangi pil olursa olsun bunlari evsel çöplere atmayaniz. Belediyelerin zararli madde toplama yerlerine geri verilebilir.
Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:
http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/

17 Aralık 2007 Pazartesi

ENERJÍ TASARRUFU


























Enerji çesitli biçimlerde görülür. Ona günes isinlari seklinde rastliyoruz. O yiyeceklerimizin içinde yag ve seker olarak bizleri yasatir. En iyi tanidigimiz enerji sekli ise isi enerjisidir. Onu kömür, petrol ya da dogalgaz gibi fosil yakitlari, isi ve elektrik üretmek için yaktigimizda elde ederiz.

Dogada mevcut olan temel enerji kaynaklari sunlardir:

Yenilenebilir enerji kaynaklari: Günes enerjisi, rüzgar ve su gücü, yeriçi isisi.

Yenilenemeyen enerji kaynaklari: Nükleer enerji ve fosil kaynaklar (kömür, petrol, dogalgaz gibi maddeler milyonlarca yil öncesi bitkilerden ve ölmüs hayvanlardan olusmuslardir. Bundan dolayi bu maddeler "fosil enerji kaynaklari" diye adlandirilmaktadir.)

Gerek fosil enerji kaynaklari, gerekse nükleer yakitlar, teknolojik yöntemlerle elektrige dönüstürülürken, çevreyi asiri derecede kirleten ve iklimi etkileyen gazlar ve atiklar meydana gelir. Nükleer santrallarin ürettigi radyoaktif isinlarla yüklü atiklar da büyük sorunlar yaratmaktadir. Nükleer atiklar, her ne kadar genis güvenlik tedbirleri alinarak depolaniyorlarsa da, dogabilecek en ufak bir patlamadan veya sizintidan (1986`da Çernobil`de yasandigi gibi), dogaya ve ayni zamanda insan ve diger canlilara verecek büyük zarari önlemek mümkün degildir.
Günümüzde en fazla kullanilan enerji elektriktir. Kullanilan elektrigin büyük bir kismi gereksiz yere haracaniyor. Bilhassa evlerde enerji tasarruf etmenin birçok yollari vardir. Nede olsa havaya birakilan karbondioksid oraninin dörte biri evlerde olusuyor. Evlerde kullanilan enerjinin %80`i ev isisi, %10`u su isitimi ve diger %10`u da isik ve elektrikli ev aletleri için harcaniyor. Evde ocagi isitirken, kaloriferi açarkan, buzdolabi çalisirken üzerinde en fazla düsündügümüz nokta, onun yarattigi komfor ve belki de parasal yönü olmustur. Ama onlarin yarattigi hava kirliligine yol açtiklari gibi ekolojik sorunlar üzerinde fazla düsündügümüzü sanmiyorum.
Enerji tüketimi, ayni zamanda dogal kaynaklarin tüketimi de demektir. Kömür, petrol, dogalgaz gibi enerji kaynaklari da diger dogal kaynaklar gibi dogada sinirlidir. Tüketilen bu kaynaklari tekrar kazanmak mümkün degildir. Bundan dolayi, enerjiyi akillica kullanmak gerekir. Enerji tasarruf edildigi taktirde hem para rasarruf etmis oluruz, hem de çevremizi korumus oluruz.

Enerjiyi tasarruflu kullanmanin birçok yollari vardir:

  • Yeni alinacak elektrikli aletleri, özellikle sogutucu aletlerde, elektrik kullanim oranina dikkat edilmelidir. Bazi aletlerin fiyatlari ucuzdur ama çok elektrik harcalar.

  • Buzdolabi, ocak ve kalorifer gibi isiticilardan uzak, soguk bir köseye birakilmalidir.

  • Buzdolabinin kapisi uzun süre açik birakilmamalidir. Buzdolabinin kapisi her açilip kapandikça, içine sicak hava girer ve bunu sogutmak için elektrik harcanir.

  • Derin dondurucularin ve buzdolaplarinin buzlari düzenli olarak eritilmelidir.

  • Yemek pisirirken kullanilan kaplarin tabanlari isitici ile ayni boyutta olmalidir ve tencereler kapagi kapali olamasina dikkat edilmelidir. Agzi kapali tencerede su, agzi açik tenceredeki sudan daha kisa bir sürede kaynar. Böylece de daha az enerji tüketilir.

  • Yemek pisirirken firin önceden gereksiz yere açik tutulmamalidir ve pisirme esnasinda firinin kapagi gereksiz yere açilip kapatilmamalidir. Firin kapaginin her açilmasinda isini disariya kaçar. Firindan sicak hava disariya kaçinca, kayip isiyi yerine getirmek için daha çok elektrik harcanir. Bu hem enerji, hem de para kaybi demektir.

  • Pencere ve kapilar iyi izole edilmelidir.

  • Pencereler sürekli yatay açik olarak tutmaktan kaçinilmalidir.

  • Ev sicakligi 18-20 derece arasinda ayarlanmalidir: (Azalan her derece ile, kalörifer masrafi %6 oraninda azalir.) Kisin odayi havalandirirken sadece kisa süre için pencereler tamamen açilmalidir ve ayni zamanda kalöriferler kapatilmalidir.

  • Kalöriferin üstü ve önü kapatilmamalidir, ayrica islak çamasirlari kurutmak için üstüne sermekten kaçinilmalidir.

  • Çamasir ve bulasik makineleri iyice doldurulduktan sonra çalistirilmalidir.

  • Çamasirlar kurutma makinasi yerine, açik havada da kurutulabilir.

  • Enerji tasarruf lambalai kullanarak %80 oraninda ceyeran tasarruff edilebilir. Bunlari fiyatlari ilk basta pahali olabilir. Ama lambalar az elektrik harcadigindan ve uzun ömürlü olduklarindan dolayi, her zaman bu farki kapatirlar.

  • Kullanilmayan odalarin lambari kapatilmalidir.

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:
http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/

TOPRAK KÍRLÍLÍGÍ

Hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur.

Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 1 cm lik üst tabakasıdır. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup; tarım dışı amaçlarla kullanılması, ağır metallerle kirlenmesi ve erozyon sonucu oluşan etkilerle kayıplara uğramakta ve verim düşmektedir. Kaybedilen toprakların yeniden kazanılması çok zordur. 1 cm. kalınlıkta ki toprak ancak birkaç yüzyılda oluşabilmektedir.

Yirminci asrın başından itibaren modern tarıma geçilmesi ve sanayileşmenin hızlanması ile birlikte, toprak kirliliği de bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha önceki asırlarda kullanılan güç ve enerji kaynaklarının yetersiz olması, nüfusun azlığı, endüstrileşmenin henüz gelişmemesi sebebiyle diğer çevre faktörlerinde olduğu gibi toprakta da herhangi bir kirlenme söz konusu değildi. Özellikle yirminci yüzyılın ortalarına doğru hızlı nüfus artışı ile birlikte, tarım ve diğer alanlardaki sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak toprak kirliliği de artmaya başlamıştır. Toprak kirliliği her geçen gün daha da ciddi boyutlara ulaşan önemli çevre problemlerinden birisini teşkil etmektedir.

Toprak Kirliliğine Sebep Olan Faktörler;
  • Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, egzoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine sebep olan en önemli etkenlerdir.
  • Yerleşim alanlarından çıkan çöplerin boşaltıldığı alanlar ile kanalizasyon şebekelerinin arıtılmaksızın doğrudan toprağa verildiği alanlarda toprak kirliliği meydana gelmektedir.
  • Egzoz gazları, ozon, karbonmonoksit, kükürtdioksit, kurşun ve kadmiyum vs. gibi zehirli maddeler havaya yayılmakta ve solunum yolu ile büyük bir kısmı canlılar tarafından alınmaktadır. Geriye kalanı ise, rüzgarlar ile uzak mesafelere taşınmakta ve yağışlarla yere inerek, toprak ve suları kirletmektedir.
  • Toprak kirliliğine sebep olan diğer bir faktör de tarımsal mücadele ilaçları ve suni gübrelerdir. Tarımsal mücadele ilaçlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı sonucu, toksik maddelerin toprakta birikimi artmakta ve doğal ortamın kirlenmesine sebep olmaktadır.
  • Sodyum, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, bakır, mangan, bor gibi besin maddelerini içeren suni gübreler de aşırı ve bilinçsiz kullanım sonucu toprağın yapısını bozmakta ve toprak kirliliğine yol açmaktadır.
  • Endüstri tesislerinden çıkan ve arıtılmaksızın havaya, suya ve toprağa verilen atıklar çevreyi kirletmektedir.

Ayrıca; ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesi, yakılarak tarla açılması, tarım topraklarının hatalı işlenmesi, mera ve çayırların bilinçsiz kullanımı, aşırı otlatma vb. sebeplerle oluşan toprak erozyonu, çevre sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak: T.C. Çevre ve Orman Bakanligi ( http://www.cevreorman.gov.tr/ )

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:
http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/

14 Aralık 2007 Cuma

FAYDALI LÍNKLER

http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/

http://www.aliyasar.q27.de
M. Ali Yaşar`ın ÇEVRE SAYFASI

http://www.cevremuhendisleri.com/

http://www.cevko.org.tr/
Çevre Koruma ve Ambalaj Atiklarini Degerlendirme Vakfi (ÇEVKO)

http://cevre.deu.edu.tr/
Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisligi Bölümü

http://www.cevreorman.gov.tr/
T. C. Çevre ve Orman Bakanligi

http://www.mam.gov.tr/
TÜBITAK-Marmara Arastirma Merkezi (MAM)

http://www.tema.org.tr/
Türkiye Erozyonla Mücadele, Agaçlandirma ve Dogal Varliklari Koruma Vakfi (TEMA)

http://www.greenpeace.org/turkey

http://www.greenpeace.de/

http://www.wwf.org.tr/
WWF-Türkiye (Dogal Hayati Koruma Vakfi)

NELER YAPABÍLÍRÍZ?

  1. Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın.
  2. Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın.
  3. Enerji tasarruf ampulleri tercih edin.
  4. Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar.
  5. Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir.
  6. Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın.
  7. Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin.
  8. Olabildiğince toplu taşıma araçlarını tercih edin.
  9. Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüyün.
  10. Geri dönüşümü destekleyin. Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin.
  11. Cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın.
  12. Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın.
  13. Plastik traş bıçağı, çakmak, tükenmez kalem, folyo pişirme kapları gibi tek ya da çok az kulanımlık ürünleri kullanmayı en aza indirin.
  14. Az miktardaki alışverişlerinizde plastik poşet kullanmayın.
  15. Çok fazla ambalaj malzemesi kullanılmış ürünleri almayın.
  16. Bol ambalajli mamuller yerine, ambalajsiz ve ambalaji az olan mammuller ederek.
  17. Tek yönlü, yani bir defa kullanilip atilan mamuller, örnegin plastik çatal, kasik ve tabaklar; tekrar doldurulamayan çakmaklar, plasti tras aletleri vb. mamuller yerine, çok kez kullanilabilecek metal çatal ve kasik, porselen tabak, doldurulabilen çakmak, uzun ömürlü tras alatlerini tercih ederek.
  18. Bosalinca atilan piller yerine, tekrar sarj edilebilen pilleri tercih ederek.
  19. Aluminyum ve teneke kutular satilan içecekler yerine, depozitolu cam siselerde satilanlari tercih ederek.
  20. Alisveriste plstik torbalar yerine, bez torba ve alisveris sepeti kullanarak.
  21. Meyve ve sebze alirken, paketlenmis mallar yerine amlajsiz mallari alarak.
  22. Konserve kutularinda satilan besin maddeleri, yerine taze ya da cam kavanozlardaki besin maddelerini kullanarak.
  23. Porsiyonluk reçel, bal, teryagi, kahve sütü vs. yerine büyük paketleri seçerek.
  24. Mobilya alirken dayanikli ve uzun ömürlü olanlari seçin. Gerçekten gerekmedikçe mobilyalarinizi degistirmeyin.
  25. Ormanda kesinlikle ates yakmayin. Piknik yaptiginiz alani temiz birakin.
  26. Ormanlara yakin arazilerde aniz yakmayin; yakanlari uyarin.
  27. Agaçlandirma çalismalarinda yörye özgü agaç türlerinin kullanilmasina özen gösterin.
  28. Kagitlari mümkün oldugunca çift tarafli kullanin; kagit israfindan kaçinin.
  29. Hafif kagit kullanin. Hafif kagidin üretimi sirasinda daha az enerji ve daha az hammadde kullanilir.
  30. Geri dönüsümlü kagit kullanin. Geri dönüsümü yasaminizin bir parçasi haline getirin. Topladiginiz kagitlari düzenli olarak atik kagit alim merkezlerine gönderin.
  31. Mümkün oldugunca e-posta, modem yoluyla faks gibi alternatif iletisim araçlarini kullanin.
  32. Bilgisayarinizdan çok gerekmedikçe kagit çiktisi almayin. Dosyalarinizi bilgisayar ortaminda saklayin.
  33. Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
  34. Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.
  35. Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
  36. Akan tesisatlar onarılmalı.
  37. Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
  38. Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
  39. Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı
  40. Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
  41. Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
  42. Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
  43. Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
  44. Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
  45. Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.
Unutmamalıyız ki, sağlıklı bir çevre için vereceğimiz her hizmet, kendi sağlığımız ve çocuklarımızın geleceği içindir.

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:
http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/

Asagidaki video Doga ve Çevre Vakfi`nin (DOÇEV) tanitim videosudur.