<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795</id><updated>2011-04-22T05:16:06.753+02:00</updated><category term='alisveris'/><category term='enerji'/><category term='çöp'/><category term='geri dönüsüm'/><category term='agir metaller'/><category term='kadmiyum'/><category term='enerji tasarrufu'/><category term='küresel isinma'/><category term='erozyon'/><category term='hayat'/><category term='ozon'/><category term='doga'/><category term='çevre kirliligi'/><category term='hayvan haklari'/><category term='mobilya'/><category term='su'/><category term='zararli maddeler'/><category term='orman'/><category term='radyoaktif isnlari'/><category term='tehlikeli'/><category term='civa'/><category term='nükleer atiklar'/><category term='toprak'/><category term='karbondioksit'/><category term='iklim degisikligi'/><category term='su tasarrufu'/><category term='hayvanlari koruyalim'/><category term='enerji kaynaklari'/><category term='toprak kirliligi'/><category term='yesili koruyalim'/><category term='çevre'/><category term='nükleer'/><category term='pil'/><category term='saglik'/><category term='fosil'/><category term='atmosfer'/><category term='çevre sagligi'/><category term='kagit'/><category term='ekosistem'/><category term='hava'/><category term='su krizleri'/><category term='dogal felaketler'/><category term='yesillik'/><category term='agaç'/><category term='neler yapabiliriz'/><category term='orman koruma'/><category term='dost'/><category term='otomobil'/><category term='kirlilik'/><category term='sarj'/><category term='kursun'/><category term='cinko'/><category term='zehirli'/><category term='toksit'/><category term='insan'/><title type='text'>M. Ali Yaşar`ın ÇEVRE SAYFASI</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>13</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-4171455651381100661</id><published>2008-09-18T12:47:00.001+02:00</published><updated>2008-09-18T12:51:41.355+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kirlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saglik'/><title type='text'>ÇEVREYE VERİLEN ZARARLAR</title><content type='html'>Çevre kirliliğinin doruğa ulaşmasında 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi'nin büyük etkisi olduğu doğrudur. Fakat çevre kirliliğinin bu tarihte başladığını zannetmek büyük bir hatadır. çevre kirliliği çok eski çağlardan beri vardır. Fakat çevre biliminin ve ciddi bir ekolojik bilincin oluşması yenidir. örneğin ormanların bilerek yakılması insanoğlunun çevreye çağlar boyunca verdiği zararın bir örneğidir. Orman yangını, çağlar öncesinde insanların sık sık yakalandığı sinüzit ve antrakoz (akciğerlerde siyahlaşma) gibi hastalıkların başlıca nedenidir. Fakat bunu yapan insanların, bu hastalıkların sebebinin, doğaya kendi elleriyle verdikleri zararlar olduğunu anladıklarını hiç sanmıyoruz. Ortaçağ'da da çevre kirliliğinin önemli bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. İngiltere'de evlerinin önüne insanların dışkılarını atmaları o kadar büyük bir sorun olmuştur ki 1345 yılında bunu yapanlar 2 şilin para cezasına çarptırılmaya başlanmıştır. 12. yüzyılda ise Fransa'da Philippe Auguste sokaklardaki iğrenç atıkların kaldırılmasını ilk emreden kral oldu. Bunun üzerine dışkılarını akarsulara atan halk kendi ana içme suyu kaynaklarını kirletti. çevre kirliliği hakkında ilk bilinen yasa 1388'de İngiltere Parlementosu'nda kabul edildi. Bu yasaya göre akarsulara ve sokaklara dışkı atılmayacaktı. Yasayı uygulamayan yönetici, o çevrede yaşayanlarca kralın mühürdarına şikayet edilecekti. İnsanların kendi elleriyle doğayı kirletmelerinin sonucunda, kendilerinin gördükleri zararın dayanılmaz boyuta ulaşmasıyla, ancak devlet yasasıyla kendilerini koruyacakları kanaatine vararak oluşturdukları ilk yasa, bahsettiğimiz yasadır. 19. yüzyıl sanayileşmesinde ise ortaya çıkan tablo korkunçtur. Tüm sanayi bölgelerinde metalurji ve demir çelik kuruluşları karaları, suları, havayı kirlettiler. Charles Dickens'in romanları, komünizmin teorisyeni Friedrich Engels'in yazıları, Londra'nın kirlenmişliğinin kitaplardaki en bilinen delilleridir. 1930'da hava kirliliğinden Belçika'nın Mosa Vadisi'nde 63 kişi öldü. 1952 yılında ise Londra'da yaşanan felaket çok daha büyüktü. 4000'i aşkın kişi nefes alma zorluğundan, insanların doğayı tahribinin bir sonucu olarak öldü. Günümüzde de durum pek parlak değildir. Belki böyle toplu ölümlere rastlanmıyor ama Dünya Sağlık örgütü'nün açıklamalarına göre bir milyarı aşkın insan hava kirliliğinin doğrudan tehdidi altındadır. Yıllarca toplanan çöplerin denizlere dökülmesi sonucunda bu pislikten geçmişte ne kadar insanın zarar gördüğünü tespit etmek ise mümkün değildir. üstelik günümüzde de denizlere çöp dökülmesi şeklindeki uygulama tamamen terkedilmiş değildir. Gerek deniz altı canlılarını öldüren, gerekse bunların vücutlarında zararlı maddeler birikmesine yol açan deniz kirliliği, sonuçta yine insanoğluna zarar vermektedir. Günümüzde, sayamadığımız tüm bu kirliliklerin kanser gibi birçok hastalıkta önemli etkisi olduğu kabul edilmektedir. Görüldüğü gibi insanlık tarihinde insanoğlunun en büyük düşmanlarından biri çevre kirliliğidir. Bu yüzden ekolojik dengenin sağlanmasına çabalayan tüm kişi ve kuruluşlara bir şekilde destek vermemizin çok isabetli olacağı kanaatindeyiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-4171455651381100661?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/4171455651381100661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=4171455651381100661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/4171455651381100661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/4171455651381100661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2008/09/evreye-verilen-zararlar.html' title='ÇEVREYE VERİLEN ZARARLAR'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-822686853066747107</id><published>2007-12-19T08:16:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:40.884+01:00</updated><title type='text'>ÇEVRECÍ FIKRALAR</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145582453628366850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jH-qcAcAI/AAAAAAAAAEU/SNwLYbvolik/s400/takimetre.jpeg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyaç gidermişler. İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan sonra makineden peşpeşe kurulama kağıtları alıp ellerini kurulamış. Tam 16 adet kağıt havlu harcamış. Arkadaşlarına dönmüş:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Ben ODTÜ mezunuyum, bizim okulda önce temizlik ögretilir.&lt;br /&gt;İşini ikinci bitiren tek bir kağıt havlu çekmiş ve elini kurulamış ve diğerlerine dönmüş: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ben Bilkent mezunuyum,bize okulda çevreciligi öğrettiler. Çok kağıt harcamak çevreye zararlıdır?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üçüncü kişi ne ellerini yıkamış, ne kağıt almış. Kendisine şaşkın şaşkın bakan arkadaşlarına dönmüş:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ben Boğaziçi mezunuyum, biz elimize işemeyiz!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145582187340394482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jHvKcAb_I/AAAAAAAAAEM/43LMuIsTaNU/s400/amin.jpeg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Dursun: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Temel de anlatmış:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145583269672153138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jIuKcAcDI/AAAAAAAAAEs/CkKXw51mRAo/s400/adp2.jpeg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çevreci kuruluşlara üye olan iki sevgilinin kaygası&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Yaaa Buket nedir bu rezillik ya. Biz doğallıktan bahsediyoruz. Sen makyaj yapıyorsun? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Aman Murat o kadarda değil artık bırak biraz güzel gözükelim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Güzellik mi? Sen buna güzellikmi diyorsun ya. Ben seni çevreyi temiz tutalım eyleminde çöp tenekesi kılığına girdiğin şeklinle sevdim kızım! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ay iyide ömrümün sonuna kadar çöp tenekesi olarak dolaşacak değilim ya Murat. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hem ona bakarsan sende hakiki deri ayakkabı giyiyorsun. Kim bilir hangi hayvanı öldürüp derisinden ayakkabı yaptılar. Ben hiç olmazsa bez ayakkabı giyiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Yaaa kızım bana anlatma tamammı. Daha dün inci kolye takıyodun. İncilerin nereden çıktığını anlatmama gerek yok heralde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Fener maçında yaktığın sis bombasının çevreye verdiği zararı, havaya verdiği kirliligi görmemezlikten gelmiştim ama doğrusu şimdi söylemeden edemiycem. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hahhh şuna bak. Yolda yürürken yerdeki izmariti farketmeden geçtiğin günü hatırlıyorsun değilmi. Onu geri dönüp ben almıştım yerden Buket! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Suna bak patlak eksozla param yok diye 1 ay trafikte dolaşıp çevreyi kirleten bendim sanki! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Mangal ziyafetine giden de sendin Buket hanım! - &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;- Yokkk canım. Boğazdan petrol geçirilmesini engellemek için boğaza eyleme gittiğimde ben hastayım diye evde kal sendin ona bakarsan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145584171615285346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jJiqcAcGI/AAAAAAAAAFA/FX4mpjFYWbo/s400/kuresel-isinma-kapkaccisi.jpeg" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145583011974115346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jIfKcAcBI/AAAAAAAAAEc/xyaLGllkMfw/s400/_230_selcuk230.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Sabahın erken saatinde avdan dönen Temel, kayığını kıyıya çektikten sonra balıkçı kahvesine doğru yürür. Kahvedekiler yalnızca sağ ayağı dizine kadar ıslak olan Temel’e sorarlar : &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;-Ula, balık vuriy mi? &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Temel : &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Yok yahu ne gezer. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;-Madem baluk vurmayi ayağın niye dizine kadar islandi. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Temel küçümseyerek yanıtlar : &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;-Uşağum, haçan denizde sigara içeyrim. İzmariti suya atınca basıpta söndirmeyecek miyum oni? &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145583750708490306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jJKKcAcEI/AAAAAAAAAE0/cmyLrYBYCgE/s400/kuresel_isinma.jpeg" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145583175182872610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jIoqcAcCI/AAAAAAAAAEk/7lf-A48K9Z8/s400/25543197yp4.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-822686853066747107?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/822686853066747107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=822686853066747107' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/822686853066747107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/822686853066747107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/evrec-fikralar.html' title='ÇEVRECÍ FIKRALAR'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2jH-qcAcAI/AAAAAAAAAEU/SNwLYbvolik/s72-c/takimetre.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-386125046002101857</id><published>2007-12-18T14:38:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:41.026+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinko'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sarj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agir metaller'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadmiyum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='civa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kursun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zararli maddeler'/><title type='text'>PÍLLER ve ÇEVRE</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2fOTqcAb-I/AAAAAAAAAEE/gLecaJbhgp4/s1600-h/pil.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145307936498675682" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2fOTqcAb-I/AAAAAAAAAEE/gLecaJbhgp4/s320/pil.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Teknolojinin gelismesini büyük bir hizla sürdürdügü son yillarda yasamimizda pille isleyen saatler, fotograf makineleri, uzaktan kumondalar gibi bir dizi elektrokik aletler yer almaktadir. Yüzyil kadar önce kesfedilen ve 1960`li yillardan buyana tasinabilir elektronik aletlerin artmasiyla birlikte günlük hayatta gittikçe daha sik kullanilmaya basladigimiz pil ve akümülatörler daha fazla miktarlarda tüketilmekte ve üretilmektedir. Pil atiklari birçok insanda üstünde pek fazla durulmayan konuyu teskil etmektedir. Pil atiklari içerdikleri zararli maddeler örnegin: kadmiyum (Cd), kursun (Pb), civa (Hg) ve çinko (Zn) gibi agir metaller sebebiyle tehlikeli özellikler tasimakta ve bilhassa su ve toprak kirlenmesinde önem arzetmektedir. Almanya`da yilda 850 milyon pil satilmaktadir. Satisa sunulan pillerin büyük bir kismi çinko-kömür (Zink-Kohle) ve alkalik-mangan gibi kullan-at pillerden olusmaktadir. Hayatimizi kolaylastiran her teknolojik üründe görülebildigi gibi piller de bilhassa bilinçsiz kullanilmasi ve atiklarin geregi sekilde kontrol edilmemesi sonucunda çevreye dolayli olarak biz insanlara oldukça önemli zararlar verebilmektedir. Piyasada sunulan bütün piller çevremize zarar verebilen maddeler içerdiklerinden dolayi, Almanya`da olusan kullanilmis piller Ekim 1998`den itibaren yürürlüge giren pil yönetmeligine göre, pil satan her magazaya ücretsiz geriverilebilir. Bu magazalarin eski pilleri geri alma mecburiyeti vardir, çünkü yeni pil alindiginda alis fiyatiyla birlikte pillerin çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilmasi için ücret ödenmektedir. Magazalar tarafindan toplanilan piller çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilabilmesi için pil üreticilerine geri verilmektedir. Eski piller pil satan magazalarin yanisira, belediyeye bagli olan çöp isleme tesislerine veya zarli atiklari toplayan araçlara da geri verilebilir (Bu bilgiler Almanya için geçerlidir, ülkemizde ve veya diger ülkelerde nasil muamale görüyor, bilemiyorum.)&lt;br /&gt;Tarih sürecinde çok sayida arastirmaya konu olan piller günümüzde hala gelistirilmeye çalisilmakta ve bu hususta pillerin güvenirligini, ömürlerini ve kütlesel enerjilerini arttirmaya yönelik çok sayida proje çalismasi yürütülmektedir. Ìncelenen konular arasinda, lituyumlu piller, civa oksit-kadmiyum pilleri, çinko-hava pilleri, organik elektrolitli piller ve kati elektrolitli piller yer almaktadir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Çevre sagligi için pil seçiminde bazi tavsiyeler&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;Ìlk etapta mümkünse pillerden kaçinilmali, alternatif olan ürünlere örnegin: mekanik veya günes enerjisiyle çalisan saatlere, elektrikli tras makinelerine ve elektronik esyalara, günes enerjisiyle çalisan hesap makinelerine öncelik taninmalidir. Çünkü çevremize zarar vermeyen piller yoktur. Yanliz bazi piller digerlerine nazaren çevremize daha az zarar verirler. Bu da pillerin içinde bulunan kimyasal maddelere baglidir. Eger ille de pil olsun diyorsaniz, pil satin alirken kullan-at (sarj edilemeyen) piller yerine sarj edilebilen piller tercih edilmelidir. Bu pillerin içinde büyük miktarda agir metaller olsa bile, diger pillere nazaren ekolojik olarak çevremize daha uyumludur. Çünkü diger piller bosaldiktan sonra çöpe atilmasi gerekirken, sarj edilebilen piller ise bosaldiginda yüzlerce defa tekrar sarj edilebilirler. Bu piller ilk basta pahali gibi gelebilir. Ama bu tür piller yüzlerce defa sarj edildikten sonra, diger pillere nazaren daha ekonomik olduklari için uyungundurlar. Yalniz el feneri gibi az kullanilan aletlerde, kullan-at piller daha ekonomiktir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Lütfen, hangi pil olursa olsun bunlari evsel çöplere atmayaniz. Belediyelerin zararli madde toplama yerlerine geri verilebilir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-386125046002101857?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/386125046002101857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=386125046002101857' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/386125046002101857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/386125046002101857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/pller-ve-evre.html' title='PÍLLER ve ÇEVRE'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2fOTqcAb-I/AAAAAAAAAEE/gLecaJbhgp4/s72-c/pil.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-2641469580571899944</id><published>2007-12-17T08:10:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:41.381+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nükleer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fosil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enerji kaynaklari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enerji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enerji tasarrufu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='radyoaktif isnlari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nükleer atiklar'/><title type='text'>ENERJÍ TASARRUFU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YlI6cAb7I/AAAAAAAAADA/4ZIuJB2lXpc/s1600-h/stromvers_bms.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144840459373277106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 129px" height="139" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YlI6cAb7I/AAAAAAAAADA/4ZIuJB2lXpc/s200/stromvers_bms.jpeg" width="200" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2Yk36cAb6I/AAAAAAAAAC4/kXvNvdMcMb8/s1600-h/windkraft1_bms.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144840167315500962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2Yk36cAb6I/AAAAAAAAAC4/kXvNvdMcMb8/s200/windkraft1_bms.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YkqacAb5I/AAAAAAAAACw/8peIWWnnedo/s1600-h/solaren1_bms.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144839935387266962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YkqacAb5I/AAAAAAAAACw/8peIWWnnedo/s200/solaren1_bms.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji çesitli biçimlerde görülür. Ona günes isinlari seklinde rastliyoruz. O yiyeceklerimizin içinde yag ve seker olarak bizleri yasatir. En iyi tanidigimiz enerji sekli ise isi enerjisidir. Onu kömür, petrol ya da dogalgaz gibi fosil yakitlari, isi ve elektrik üretmek için yaktigimizda elde ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dogada mevcut olan temel enerji kaynaklari sunlardir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yenilenebilir enerji kaynaklari:&lt;/strong&gt; Günes enerjisi, rüzgar ve su gücü, yeriçi isisi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yenilenemeyen enerji kaynaklari:&lt;/strong&gt; Nükleer enerji ve fosil kaynaklar (kömür, petrol, dogalgaz gibi maddeler milyonlarca yil öncesi bitkilerden ve ölmüs hayvanlardan olusmuslardir. Bundan dolayi bu maddeler "fosil enerji kaynaklari" diye adlandirilmaktadir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;Gerek fosil enerji kaynaklari, gerekse nükleer yakitlar, teknolojik yöntemlerle elektrige dönüstürülürken, çevreyi asiri derecede kirleten ve iklimi etkileyen gazlar ve atiklar meydana gelir. Nükleer santrallarin ürettigi radyoaktif isinlarla yüklü atiklar da büyük sorunlar yaratmaktadir. Nükleer atiklar, her ne kadar genis güvenlik tedbirleri alinarak depolaniyorlarsa da, dogabilecek en ufak bir patlamadan veya sizintidan (1986`da Çernobil`de yasandigi gibi), dogaya ve ayni zamanda insan ve diger canlilara verecek büyük zarari önlemek mümkün degildir.&lt;br /&gt;Günümüzde en fazla kullanilan enerji elektriktir. Kullanilan elektrigin büyük bir kismi gereksiz yere haracaniyor. Bilhassa evlerde enerji tasarruf etmenin birçok yollari vardir. Nede olsa havaya birakilan karbondioksid oraninin dörte biri evlerde olusuyor. Evlerde kullanilan enerjinin %80`i ev isisi, %10`u su isitimi ve diger %10`u da isik ve elektrikli ev aletleri için harcaniyor. Evde ocagi isitirken, kaloriferi açarkan, buzdolabi çalisirken üzerinde en fazla düsündügümüz nokta, onun yarattigi komfor ve belki de parasal yönü olmustur. Ama onlarin yarattigi hava kirliligine yol açtiklari gibi ekolojik sorunlar üzerinde fazla düsündügümüzü sanmiyorum.&lt;br /&gt;Enerji tüketimi, ayni zamanda dogal kaynaklarin tüketimi de demektir. Kömür, petrol, dogalgaz gibi enerji kaynaklari da diger dogal kaynaklar gibi dogada sinirlidir. Tüketilen bu kaynaklari tekrar kazanmak mümkün degildir. Bundan dolayi, enerjiyi akillica kullanmak gerekir. Enerji tasarruf edildigi taktirde hem para rasarruf etmis oluruz, hem de çevremizi korumus oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerjiyi tasarruflu kullanmanin birçok yollari vardir:&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Yeni alinacak elektrikli aletleri, özellikle sogutucu aletlerde, elektrik kullanim oranina dikkat edilmelidir. Bazi aletlerin fiyatlari ucuzdur ama çok elektrik harcalar.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Buzdolabi, ocak ve kalorifer gibi isiticilardan uzak, soguk bir köseye birakilmalidir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Buzdolabinin kapisi uzun süre açik birakilmamalidir. Buzdolabinin kapisi her açilip kapandikça, içine sicak hava girer ve bunu sogutmak için elektrik harcanir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Derin dondurucularin ve buzdolaplarinin buzlari düzenli olarak eritilmelidir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yemek pisirirken kullanilan kaplarin tabanlari isitici ile ayni boyutta olmalidir ve tencereler kapagi kapali olamasina dikkat edilmelidir. Agzi kapali tencerede su, agzi açik tenceredeki sudan daha kisa bir sürede kaynar. Böylece de daha az enerji tüketilir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yemek pisirirken firin önceden gereksiz yere açik tutulmamalidir ve pisirme esnasinda firinin kapagi gereksiz yere açilip kapatilmamalidir. Firin kapaginin her açilmasinda isini disariya kaçar. Firindan sicak hava disariya kaçinca, kayip isiyi yerine getirmek için daha çok elektrik harcanir. Bu hem enerji, hem de para kaybi demektir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Pencere ve kapilar iyi izole edilmelidir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Pencereler sürekli yatay açik olarak tutmaktan kaçinilmalidir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ev sicakligi 18-20 derece arasinda ayarlanmalidir: (Azalan her derece ile, kalörifer masrafi %6 oraninda azalir.) Kisin odayi havalandirirken sadece kisa süre için pencereler tamamen açilmalidir ve ayni zamanda kalöriferler kapatilmalidir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kalöriferin üstü ve önü kapatilmamalidir, ayrica islak çamasirlari kurutmak için üstüne sermekten kaçinilmalidir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çamasir ve bulasik makineleri iyice doldurulduktan sonra çalistirilmalidir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çamasirlar kurutma makinasi yerine, açik havada da kurutulabilir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Enerji tasarruf lambalai kullanarak %80 oraninda ceyeran tasarruff edilebilir. Bunlari fiyatlari ilk basta pahali olabilir. Ama lambalar az elektrik harcadigindan ve uzun ömürlü olduklarindan dolayi, her zaman bu farki kapatirlar.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kullanilmayan odalarin lambari kapatilmalidir. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-2641469580571899944?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/2641469580571899944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=2641469580571899944' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/2641469580571899944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/2641469580571899944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/enerji-esitli-biimlerde-grlr.html' title='ENERJÍ TASARRUFU'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YlI6cAb7I/AAAAAAAAADA/4ZIuJB2lXpc/s72-c/stromvers_bms.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-7206949024415489447</id><published>2007-12-17T07:45:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:41.529+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toprak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erozyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toprak kirliligi'/><title type='text'>TOPRAK KÍRLÍLÍGÍ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YeaqcAb0I/AAAAAAAAACI/0F2LdtuendU/s1600-h/kirmizi_toprak.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144833067734560578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YeaqcAb0I/AAAAAAAAACI/0F2LdtuendU/s320/kirmizi_toprak.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 1 cm lik üst tabakasıdır. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup; tarım dışı amaçlarla kullanılması, ağır metallerle kirlenmesi ve erozyon sonucu oluşan etkilerle kayıplara uğramakta ve verim düşmektedir. Kaybedilen toprakların yeniden kazanılması çok zordur. 1 cm. kalınlıkta ki toprak ancak birkaç yüzyılda oluşabilmektedir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yirminci asrın başından itibaren modern tarıma geçilmesi ve sanayileşmenin hızlanması ile birlikte, toprak kirliliği de bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha önceki asırlarda kullanılan güç ve enerji kaynaklarının yetersiz olması, nüfusun azlığı, endüstrileşmenin henüz gelişmemesi sebebiyle diğer çevre faktörlerinde olduğu gibi toprakta da herhangi bir kirlenme söz konusu değildi. Özellikle yirminci yüzyılın ortalarına doğru hızlı nüfus artışı ile birlikte, tarım ve diğer alanlardaki sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak toprak kirliliği de artmaya başlamıştır. Toprak kirliliği her geçen gün daha da ciddi boyutlara ulaşan önemli çevre problemlerinden birisini teşkil etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Toprak Kirliliğine Sebep Olan Faktörler;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, egzoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine sebep olan en önemli etkenlerdir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yerleşim alanlarından çıkan çöplerin boşaltıldığı alanlar ile kanalizasyon şebekelerinin arıtılmaksızın doğrudan toprağa verildiği alanlarda toprak kirliliği meydana gelmektedir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Egzoz gazları, ozon, karbonmonoksit, kükürtdioksit, kurşun ve kadmiyum vs. gibi zehirli maddeler havaya yayılmakta ve solunum yolu ile büyük bir kısmı canlılar tarafından alınmaktadır. Geriye kalanı ise, rüzgarlar ile uzak mesafelere taşınmakta ve yağışlarla yere inerek, toprak ve suları kirletmektedir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Toprak kirliliğine sebep olan diğer bir faktör de tarımsal mücadele ilaçları ve suni gübrelerdir. Tarımsal mücadele ilaçlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı sonucu, toksik maddelerin toprakta birikimi artmakta ve doğal ortamın kirlenmesine sebep olmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sodyum, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, bakır, mangan, bor gibi besin maddelerini içeren suni gübreler de aşırı ve bilinçsiz kullanım sonucu toprağın yapısını bozmakta ve toprak kirliliğine yol açmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Endüstri tesislerinden çıkan ve arıtılmaksızın havaya, suya ve toprağa verilen atıklar çevreyi kirletmektedir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ayrıca; ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesi, yakılarak tarla açılması, tarım topraklarının hatalı işlenmesi, mera ve çayırların bilinçsiz kullanımı, aşırı otlatma vb. sebeplerle oluşan toprak erozyonu, çevre sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kaynak: T.C. Çevre ve Orman Bakanligi ( &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.cevreorman.gov.tr/"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;http://www.cevreorman.gov.tr/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; )&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-7206949024415489447?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/7206949024415489447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=7206949024415489447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7206949024415489447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7206949024415489447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/toprak-kllg.html' title='TOPRAK KÍRLÍLÍGÍ'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2YeaqcAb0I/AAAAAAAAACI/0F2LdtuendU/s72-c/kirmizi_toprak.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-6793390889106866898</id><published>2007-12-14T20:38:00.000+01:00</published><updated>2008-01-03T13:51:34.756+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre sagligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre kirliligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><title type='text'>FAYDALI LÍNKLER</title><content type='html'>&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.aliyasar.q27.de/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;http://www.aliyasar.q27.de&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;M. Ali Yaşar`ın ÇEVRE SAYFASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cevremuhendisleri.com/"&gt;http://www.cevremuhendisleri.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cevko.org.tr/"&gt;http://www.cevko.org.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çevre Koruma ve Ambalaj Atiklarini Degerlendirme Vakfi (ÇEVKO)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cevre.deu.edu.tr/"&gt;http://cevre.deu.edu.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisligi Bölümü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cevreorman.gov.tr/"&gt;http://www.cevreorman.gov.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;T. C. Çevre ve Orman Bakanligi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mam.gov.tr/"&gt;http://www.mam.gov.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;TÜBITAK-Marmara Arastirma Merkezi (MAM)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.tema.org.tr/" target="_blank"&gt;http://www.tema.org.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Erozyonla Mücadele, Agaçlandirma ve Dogal Varliklari Koruma Vakfi (TEMA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.greenpeace.org/turkey"&gt;http://www.greenpeace.org/turkey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.greenpeace.de/"&gt;http://www.greenpeace.de/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.wwf.org.tr/"&gt;http://www.wwf.org.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;WWF-Türkiye (Dogal Hayati Koruma Vakfi)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-6793390889106866898?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/6793390889106866898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=6793390889106866898' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6793390889106866898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6793390889106866898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/faydali-lnkler.html' title='FAYDALI LÍNKLER'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-3037259357060718842</id><published>2007-12-14T18:33:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:41.737+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hava'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alisveris'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mobilya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='neler yapabiliriz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geri dönüsüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kagit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='su'/><title type='text'>NELER YAPABÍLÍRÍZ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LElqcAbwI/AAAAAAAAABo/Ca5eCEhGuiE/s1600-h/16+dÃ¼nya+ellerde.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143889875736489730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LElqcAbwI/AAAAAAAAABo/Ca5eCEhGuiE/s200/16+d%C3%BCnya+ellerde.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LAf6cAbuI/AAAAAAAAABY/xppV-E2nIgw/s1600-h/16+dÃ¼nya+ellerde.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Enerji tasarruf ampulleri tercih edin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Olabildiğince toplu taşıma araçlarını tercih edin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüyün. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geri dönüşümü destekleyin. Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Plastik traş bıçağı, çakmak, tükenmez kalem, folyo pişirme kapları gibi tek ya da çok az kulanımlık ürünleri kullanmayı en aza indirin.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Az miktardaki alışverişlerinizde plastik poşet kullanmayın. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çok fazla ambalaj malzemesi kullanılmış ürünleri almayın.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bol ambalajli mamuller yerine, ambalajsiz ve ambalaji az olan mammuller ederek. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tek yönlü, yani bir defa kullanilip atilan mamuller, örnegin plastik çatal, kasik ve tabaklar; tekrar doldurulamayan çakmaklar, plasti tras aletleri vb. mamuller yerine, çok kez kullanilabilecek metal çatal ve kasik, porselen tabak, doldurulabilen çakmak, uzun ömürlü tras alatlerini tercih ederek. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bosalinca atilan piller yerine, tekrar sarj edilebilen pilleri tercih ederek. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aluminyum ve teneke kutular satilan içecekler yerine, depozitolu cam siselerde satilanlari tercih ederek. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Alisveriste plstik torbalar yerine, bez torba ve alisveris sepeti kullanarak. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Meyve ve sebze alirken, paketlenmis mallar yerine amlajsiz mallari alarak. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Konserve kutularinda satilan besin maddeleri, yerine taze ya da cam kavanozlardaki besin maddelerini kullanarak. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Porsiyonluk reçel, bal, teryagi, kahve sütü vs. yerine büyük paketleri seçerek. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mobilya alirken dayanikli ve uzun ömürlü olanlari seçin. Gerçekten gerekmedikçe mobilyalarinizi degistirmeyin.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ormanda kesinlikle ates yakmayin. Piknik yaptiginiz alani temiz birakin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ormanlara yakin arazilerde aniz yakmayin; yakanlari uyarin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Agaçlandirma çalismalarinda yörye özgü agaç türlerinin kullanilmasina özen gösterin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kagitlari mümkün oldugunca çift tarafli kullanin; kagit israfindan kaçinin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hafif kagit kullanin. Hafif kagidin üretimi sirasinda daha az enerji ve daha az hammadde kullanilir. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geri dönüsümlü kagit kullanin. Geri dönüsümü yasaminizin bir parçasi haline getirin. Topladiginiz kagitlari düzenli olarak atik kagit alim merkezlerine gönderin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mümkün oldugunca e-posta, modem yoluyla faks gibi alternatif iletisim araçlarini kullanin.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bilgisayarinizdan çok gerekmedikçe kagit çiktisi almayin. Dosyalarinizi bilgisayar ortaminda saklayin. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Akan tesisatlar onarılmalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Unutmamalıyız ki, sağlıklı bir çevre için vereceğimiz her hizmet, kendi sağlığımız ve çocuklarımızın geleceği içindir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;Asagidaki video Doga ve Çevre Vakfi`nin (DOÇEV) tanitim videosudur.&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-c1d340b406c6690" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v14.nonxt7.googlevideo.com/videoplayback?id%3D0c1d340b406c6690%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331520702%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D49CEC50F50FA2AAE53EEB8997C51725BA1154D1E.74E60D14A6C5A34625595152905DCB2A24192ACD%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dc1d340b406c6690%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DuVyyK8O-cdljrV0PWWD9MGg5fnA&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v14.nonxt7.googlevideo.com/videoplayback?id%3D0c1d340b406c6690%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331520702%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D49CEC50F50FA2AAE53EEB8997C51725BA1154D1E.74E60D14A6C5A34625595152905DCB2A24192ACD%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dc1d340b406c6690%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DuVyyK8O-cdljrV0PWWD9MGg5fnA&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-3037259357060718842?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=c1d340b406c6690&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/3037259357060718842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=3037259357060718842' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/3037259357060718842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/3037259357060718842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/neler-yapablrz.html' title='NELER YAPABÍLÍRÍZ?'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LElqcAbwI/AAAAAAAAABo/Ca5eCEhGuiE/s72-c/16+d%C3%BCnya+ellerde.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-6983290329414081558</id><published>2007-12-14T17:46:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:42.040+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iklim degisikligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal felaketler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karbondioksit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küresel isinma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atmosfer'/><title type='text'>KÜRESEL ISINMA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143874778926444146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K226cAbnI/AAAAAAAAAAg/J_priX_Lyuk/s320/kisinma.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Son yillarda hatta son günlerde televizyonlarda, radyolarda ve gazetelerde sel, kasirga, firtina, orman yanginlari ve buzullarin erimesi gibi dogal felaket haberleri gündemden düsmüyor.&lt;br /&gt;Bu dogal felaketlirin nedenini veya neden kaynaklandigini hiç düsündünüz mü?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu dogal felaketlerin tek bir nedeni veya kaynagi vardir, o da yine son zamanlarada sik sik konusu edilen Küresel Isinmadir.&lt;br /&gt;Eger dikkatinizi çektiyse Dünya giderek isiniyor iklimler degisiyor. Yaz aylari heryil biraz daha uzuyor ve bunaltici geçiyor. Buzullar eriyor; seller artiyor, kasirgalar, hortumlar yüzlerce can aliyor. Ìklimin isinmasi nediniyle Avrupa`da ilkbahar ve yaz mevsimlerinin 1960`li yillardan bu yana yaklasik 11 gün uzadi. 40 yil öncesiyle karsilastirdigimizda, agaçlar 6 gün erken çiçek açiyor ve sonbaharin bir göstergesi olan yapraklarin sararmasi yaklasik 5 gün daha geç gerçeklesiyor.&lt;br /&gt;Küresel isinmanin nedeniyse 1850`li yillarda baslayan ve hizli endüstrilesme sonucu atmosferde artan sera gazlarindan kaynaklanmasidir.&lt;br /&gt;Küresel isinmaya yol açan sera gazlarinin ortak özelligi, dünyaya gelen günes isinlarinin geriye dönüsünü engelleyerek yeryüzünün isisini artirmalaridir (tipki seradaki gibi günes isinlarinin içeri girmesine izin veriyor ama isinin disari çikmasini engelliyor). Bu gazlarin büyük çogunlugu atmosferde dogal olarak bulunuyor ve dogal miktarlari ile yeryüzünde yasami mümkün kiliyorlar. Dünyanin olusumdan beri varolan sera etkisi olmasaydi dünyanin yüzey sicakligi -20 derece olur, okyanuslar buz tutardi. Yani Dünya`da canlilar yasayacak ortam bulamazdi. Ancak atmosferde çesitli insan kaynakli nedenlerle miktari artan bu gazlar yeryüzünün sicakliginda belirgin artmalara neden olmasi ve buda gelecekte dogal felaketlerin daha da artabileceginin bir göstergesidir. Geçtigimiz 100 yilda sicaklik 0.5 derece deniz seviyesi ise ortalama 15-20 cm yükseldi. 2100 yilina kadar da 15-95 cm yükselecegi tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;Sera gazlarinin basinda karbondioksit, metan, azotoksit gibi gazlar gelmektedir. Karbondioksit`in atmosferin isinmasinda çok büyük bir payi vardir. Petrol ve kömür gibi fosil yakitlarin kullaninimi sonucu olusan korbondioksit`in havadaki dogal orani onbinde üç. Endüstri devrimine temel alinan 1750 yilindan bu yana atmosferdeki karbondioksit orani %31 artti. 1980`li yillarda bu artis yilda binde dört oraninda. Karbondioksit sadece endüstriyel üretimle degil, ayni zamanda trafik ve konut isitiminda fosil yakitlarin kullanimi sonucu da ortaya çikiyor. Ayrica ormanlik ve yesil alanlarin azalmasi, karbondioksit oranini arttiriyor, çünkü ormanlik ve yesil alanlar karbondioksit`i atmosferden emerek bünyelerinede haps ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Küresel isinmanin en büyük sorumlusu gelismis ülkelerdir. Korbondioksit oraninin üçte ikisini zengin ülkeler tarafindan gerçeklestiriliyor. Bunlarin basinda da Amerika, Almanya, Japonya ve Çin geliyor.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Uzmanlara göre Dünyamizin bu gidisadla isinmasina devam edildigi taktirde insanligi önümüzdeki 100 yilda çok büyük felaketler beklemektedir. Avrupali bir grup uzmanlara göre küresel isinma sonucu ünümüzdeki yüzyil boyunca pek çok degisiklige neden olacak. Güney bölgeleri daha sicak ve yagisli, kuzey bölgeler ise kuru ve sicak mevsimler bekliyor. Uzmanlara göre küresel isinma yüzünden deniz seviyesi yükselecek, buzullar daha da eriyecek, barajlardaki su seviyesi azalacak ve firtinalar daha çok can alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bilim adamlarinin deyimlerine göre önümüzdeki yüzyil içinde küresel isinmanin yolaçabilecegi noktalardan bazilari sunlardir:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;1900`li yillarda sicaklik 0.5 derece, deniz seviyesi ise ortalama 15-20 cm yükseldi. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;2100 yilina kadar da 15-95 cm yükselecegi tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;Deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi durumunda Uruguayi`in %0.05`i, Misir`in %1`i, Hollanda`nin %6`sI ve Banlades`in %17.5`inin sular altinda kalacagi tahmin ediliyor.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Küresel isinma ekonomiyi de etkileyecek. Kiyi bölgeleri sular altinda kalacagindan dolayi üretim alanlari zarar görecek. Milyonlarca insan kiyi alanlari ve küçük adalardan göç etme zorunda kalacaklar.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ìklim degisimi insan sagligini dogrudan etkileyecek. Sürekli sicak hava, firtinalar, seller, kalp, solunum yolu hastaliklarina neden oldugu gibi sel altinda kalan bölgelerde göçlerle birlikte bulasici hastaliklarda artacak.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kasirga, tayfun, hortum ve yangilar artacak.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Su sikintisi yasanacak.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mikroplar ve salgin hastaliklar yayilacak.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yer kaymalari meydana gelecek.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Pek çok hayvan ve bitki türünün soyu tükenecek.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kutuplardaki buz tabakalari eriyecek (bazi yerlerde erimeye basladi bile)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu soruna çözüm bulabilmek için basta gelismis ülkeler olmak üzere bütün dünya bunun çaresini ariyor. Küresel isinma sorunu için ilk adim 1992`de Rio`da yapilan Dünya Zirvesi`nde atildi. 160 ülke Iklim Degisimi Sözlesmesi`ni imzaladi. Ancak bu konuda etkin bir önlem alinamayinca isinmadan sorumlu zengin ülkelerin tedbir almasi gündeme geldi. Imzalanan anlasmanin yürürlüge girebilmesi için 1997`de Kyoto kentinde 84 ülke tarfindan bir protokol imzalandi. Bu protokolda karbondioksit üretimini kontrol altina almanin en akilci yol oldugu vurgulandi. Sunulan bu protokolün yürürlüge girebilmesi için 55 ülkenin onayi gerekiyor. Malasef ne var ki, sanayi ülkeri arasinda %36`lik bir oranla çevreyi en fazla kirleten ülke ABD ve Busch ABD`nin ekonomik gelismesine darbe vuracagi gerekçesi ile , Kyoto`ya karsi direniyor ve protokolü imzalamiyor.&lt;br /&gt;Protokole imza atan endüstri ülkelerinin, dünya ikliminde sera etkisine yol açan alti gazin emisyonlarinin 2012 yilina kadar, 1990 yili düzeyinin %5 altina düsürülmesini öngörüyor.&lt;br /&gt;Dünya ikliminin korunmasinda öncü ülkelerden biri Almanya. Almanya`nin 1990-2010 yili arasinda karbondioksit emisiyonunu %21 oraninda düsürülmesi gerekiyordu. simdiye kadar ulasilan miktar %18. Alman parlamentosunun iklim komisyonu 2010 yilindan sonrasi için karbondioksit emisyonunun indirimini %40 olarak görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Her sahiz özel yasaminda küresel isinmanin artmasini önlemek ve ayni zamanda da karbondioksit oranini düsürmek için katkida bulunabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnegin:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Enerji ve akaryakit tasarruf ederek. Her nekadar fazla enerji ve akaryakit tasarruf edilirse, atmosfere o kadar az karbondioksit birakilir.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kisa mesafelere araba yerine yürüyerek veya bisikletle de ulasilabilir.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Agaçlandirma yaparak veya agaçlari kesmeyerek. Agaçlar atmosferdeki korbondioksiti emerek bünyelerinde haps eder ve oksije dönüstürür. &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-6983290329414081558?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/6983290329414081558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=6983290329414081558' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6983290329414081558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6983290329414081558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/kresel-isinma.html' title='KÜRESEL ISINMA'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K226cAbnI/AAAAAAAAAAg/J_priX_Lyuk/s72-c/kisinma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-7499979530587931092</id><published>2007-12-14T17:21:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:42.243+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toksit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zehirli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tehlikeli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zararli maddeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><title type='text'>ZARARLI MADDELER</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LPlKcAbxI/AAAAAAAAABw/OG9Lj4NYMos/s1600-h/schadstoffe.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143901961774460690" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 266px; CURSOR: hand; HEIGHT: 207px" height="172" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LPlKcAbxI/AAAAAAAAABw/OG9Lj4NYMos/s200/schadstoffe.jpg" width="246" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Evsel çöplerin genelde mutfak çöplerinden ve soba küllerinden olustugu devir çoktan geride kaldi. Kimyevi maddeler, zehirli ve zararsiz görünen sivi maddeler, evsel çöplerden ayri toplanmadigi sekilde çöp bidonlarindaki çöpleri çevreye zararli bir karisim yapmaktadirlar. Evsel çöplerimizin sadece %0,4`ü zararli maddelereden olusmasina ragmen bunlara çok dikkat edilmelidir. Çevreye ve dogaya zarar verebilecek bütün maddeler zararli maddeler olarak adlandirilir. Bu maddelerin en küçük miktari bile, kontrolsüz kullanilisinda veya yanlis bertaraf edildiginde dogaya ve canlilara büyük ölçüde zarar verebilirler. Bundan dolayi zehirli ve dolayisiyla tehlikeli diye süphelendiginiz tüm zararli maddeler evsel çöplere atilmamalidir, uygun bir sekilde isaretlenmelidirler. Bu maddeleri tanimak için ambalajlarinin etiketine ve kullanis yazisina dikkat etmek iyi yardim teskil eder. Oralarda basili olan tehlike sembollerini çok ciddiye alinmalidir. Degisik zararli maddeler kesinlikle iç içe dökülmemelidir. Aksi halde çevre ve insan sagligi için daha tehlikeli olabilirler. Bu zararli maddeleri, gida maddelerinden uzak ve çoçuklarin eline geçmeyecek sekilde muhafaza ediniz. Sivi halindeki zararli maddeler kesinlikle tuvalete veya musluga dökülmemelidir. Çünkü oraya dökülen bütün zehirler su aritma tesislerinde büyük çaba sarf ederek tekrar çikarilmasi gerekir. Çogu maddeler çözülüp suya karisarak su devir dayimini da sürekli olarak yorar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Evlerde olusan ve ayri toplanilmasi gereken madder sunlardir:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Asbest toz ve çimentosu, asitler, atik su borusu temizleyicileri, boyalar, bitki koruyuculari, cilalar, civa içerikli derceler, conta macunu (pas önleyici), çamasir suyu, çözücü maddeler (benzin, ispirto), dezenfekte maddeler, enerji tasarruf lambalari, eski ilaçlar, firin ve izgara temizleyicileri, flüoresan lambalari, fren sivisi, gaz yagi, hasare yok edicileri, kimyevi maddeler, kireç sökücüleri, leke temizleyicileri, motor yaglari, odun veya tahta koruyuculari, piller, sprey kutulari, tirnak boyasi sökücüleri, temizlik maddeleri, yaglar, yangin söndürme aletleri, yapistirici maddeler vs.&lt;br /&gt;Yukarida belirtilen motor yaglari ve asbest hariç tüm zararli maddeleri belediye bagli olan çöp isleme tesislerine veya zararli cöpleri toplayan otoya ücretsiz verilebilir. Motor yaglari, piller ve ilaçlar gibi bazi zararli maddeler satin alinan magaza ve eczanelere de geri verilebilir. 1987`de yürürlüge giren eski yag yönetmelige göre, motor yagi satan tüm magazalar satilan yag miktari kadar da kullanilmis motor yagi da (kasa kagidi ile birlikte) ücretsiz geri almak mecburiyetindedir. Ayrica 1998`de yürürlüge giren pil yönetmeligine göre de pil satan tüm magaza ve marketler de kullanilmis pilleri ücretsiz geri almak mecburiyetindedir.&lt;br /&gt;Çevremizi ve sagligimizi korumak açisindan yukarida belirtilen herhangi maddelere ihtiyaç duyuldugunda„“Mavi Çevre Melegi`le“ isaretlenmis ürünlere öncelik taninmalidir. Mavi Çevre Melegi`le simgelenmis ürünler diger ürünlere nazaren ya hiç ya da çok az zararli maddeler içerirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kullandiginiz kimyasallarin tehlikeli oldugunu biliyor musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kullandigimiz birçok kimyasal madde tehlikeli madde olma özelligini tasiyor ve ambalaji üzerinde bu özelligini belirten çesitli isaretler görüyoruz. Tehlikeli maddeler; patlayici, parlayici, kolay yanici, yakici, zehirli, mikrop bulastirici, radyoaktif, asindirici, kendi kendine tutusan, islandiginda yanan ve diger tehlikeleri olusturan maddelerdir. Üretim prosesinde kullandigimiz birçok ürün bu özellikleri tasiyor. Belki bunun bilincindeyiz ve bu maddeleri kullanirken, depolarken dikkatli davraniyoruz. Belki de kullandigimiz maddenin bu özelligini bilmiyoruz ve olusturdugu tehlikenin farkinda degiliz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Tehlikeli maddelerin özellikleri:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Patlayici:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Belli bir sicaklik ve basinçta herhangi bir hizda gaz olusturarak kimyasal reaksiyon olusturan ve bu yolla çevresindekilerin zarar görmesine neden olabilecek kati veya sivi halde madde veya maddelerin karisimi demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Parlayici sivilar:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Parlayici kolay yanabilen demektir. Kapali hazne deneyinde 60.5 derece, açik hazne deneyinde de 65.6 derece altindaki sicakliklarda parlayici buhar birakan sivilar, sivi karisimlari, çözeltide veya süspansiyonda kati madde karisimlari ihtiva eden sivilardir. (Örnegin, boya, vernik, cila gibi maddeleri içerip tehlikeli özellikleri nedeniyle baska bir sinifa dahil edilmeyen maddeler içeren maddeler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Parlayici katilar:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Patlayici sinifindan ayri olarak, tasima sartlari altinda kendiginden kolayca yanabilen veya sürtünme sebebiyle yangina veya yangin baslamasina sebep olan katilardir.&lt;br /&gt;Kendiginden yanmaya müsait katilar: Normal tasima kosullarinda veya havayla temas halinden isinmaya ve bu sekilde yanmaya müsait maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Suyla temas halinde parlayici gazlar birakan maddeler:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Suyla temas durumunda kendiginden parlayan veya tehlikeli sayilabilecek miktarda parlayici gazlar birakan maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Oksitleyici:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kendilerinin yanici olup olmamasina bakilmaksizin, oksijen verme yoluyla diger maddelerin yanmasina neden olan vaya katkida bulunan maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Organik peroksitler:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kendi kendine hizlanan egzotermik bozunmaya ugrayabilecek olan isil açidan dengesiz organik maddelerdir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;T&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;oksik (zehirli) :&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yutulmasi veya solunmasi sonucu insan vücudunda düsük oranlarda bulunmasi ile yada deriyle temas etmesi halinde öldürücü etkiye sahip akut etkiler gösterebilecek maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Enfekte edici maddeler:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yasayan mikroorganizmalar veya onlarin toksinlerini içeren ve bu nedenle de insan ve hayvanlarda hastalik yaptigi bilinen ya da tahmin edilen maddelerdir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Korozif maddeler:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Canli dokuyla temas halinde kimyasal olarak, geri dünüslü ya da geri dönüssüz ciddi zararlar verebilen, su veya hava ile temasinda korozif duman yayan, sizinti halinde diger mallara ya da ulastirma araçlarina zarar verebilen hatta tümüyle tahrip edebilen veya baska türden tehlikeler yaratabilen maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Hava veya suyla temas halinde toksik gaz yayilmasi:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hava veya su ile temas halinde tehlikeli sayilacak miktarda toksik gazlar yayan maddeler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Ekotoksik:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Serbest halde bulunmalari durumunda, biyoakümülasyon yoluyla çevre üzerinde ani veya gecikmeli olarak olumsuz etkiler yaratan veya yaratabilecek olan ve/veya biyotik sistemlerde toksik etkiler yaratan veya yaratmasi muhtemel maddelerdir. Bu tehlikeli özellikleri tasiyan maddelerin depolanmasi ve tasinmasi sirasinda, maddenin çevre için olan tehlikelerini, koruma tedbirleri ve tehlikeli özelligini belirten isaret ve yazilari tasiyan etiketlerin üzerinde bulunmasi gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-7499979530587931092?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/7499979530587931092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=7499979530587931092' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7499979530587931092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7499979530587931092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/zararli-maddeler.html' title='ZARARLI MADDELER'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2LPlKcAbxI/AAAAAAAAABw/OG9Lj4NYMos/s72-c/schadstoffe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-1929511467746911180</id><published>2007-12-14T17:08:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:42.583+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekosistem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agaç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yesili koruyalim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orman koruma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yesillik'/><title type='text'>ORMANLARIMIZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K4nKcAboI/AAAAAAAAAAo/J5wuwJzgLsI/s1600-h/orman.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143876707366760066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K4nKcAboI/AAAAAAAAAAo/J5wuwJzgLsI/s320/orman.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, yalnizca agaç ve agaççiklarin bulundugu genis alanlar degildir. Bugünün anlayisiyla orman, çok sayida bitki ve hayvan topluluklarindan olusan bir yasam birligi, hatta büyük bir canli organizmadir. Türkiye yüzeyinin % 26’sini orman sayilan alanlar kaplamaktadir. Bu önemli zenginligin gelecek kusaklara aktarilabilmesi, Milli Park, Tabiati Koruma Alani, Tabiat Parki gibi koruma alanlarinin sayisinin artirilmasiyla mümkündür. Su anda korunan alanlar Türkiye ormanlarinin yalnizca % 2’sini olusturmaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Orman ve Insan&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlarin , insanlara yakacak saglamak, canli türlerine besin saglamak, dinlenme, ilaçlar için ham madde saglama gibi sayisiz yararlari vardir. FAO Dünya Tarim ve Gida Örgütü’ne göre, ormanda yasam agaçlar ölünce sona ermiyor. Dogal döngü, agaçlar öldükten sonra da devam ediyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Orman Ekosistemi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Orman ekosistemi, yasayan organizmalarin bitkilerin, hayvanlarin ve mikroorganizmalarin, topragin, iklimin, kayalarin arasindaki hassas dengeüzerine kuruludur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Ormanlarin çesitliligi ve dagilimi&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar steplerden, dogal yasli ormanlara, yagmur ormanlarindan nemli tropik ormanlara kadar çok çesitlilik gösterir. Ormanlar yüksek daglarda, sulak alanlarda, tuzlu sularda görülebilir. Orman türü, iklim, toprak türü, su kaynagi, yagmur rejimi, tohumlarin kaynagi ve insan etkileriyle sekillenir ve baglantilidir. Insanlar, bu çesitlilikten çok farkli sekillerde faydalanabilir. Ancak orman yönetiminin etkin bir sekilde yapilmasi ve uygun politikalar yürütülmesi önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlarin Faydalari &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar; agaçlarla birlikte diger bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar gibi canli varliklarla toprak hava, su , isik ve sicaklik gibi fiziksel çevre faktörlerinin birlikte olusturduklari karsilikli iliskiler dokusunu simgeleyen ekosistemler olup, dünya yasami için vazgeçilmezdirler... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar yasantimizin her safhasinda ihtiyaç duydugumuz yapacak ve yakacak hammadde kaynagidir. Bunun yani sira bitkisel nitelikli tohum, çiçek, kozalak vb. ile mineral nitelikli çakil, kum vb.hammadde kaynaklarinin bir kismi da ormanlardan elde edilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, bitkiler ve hayvanlar için dogal bir su kaynagidir. Kar ve yagmur biçimindeki yagisi yaprakli, dallari, gövdesi ve kökleri ve tutarak sellerin ve taskinlarin olusmasini önler. Ayrica yer alti sularinin olusmasina yardim eder.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar erozyonu önler. Ormanlar rüzgarin hizini azaltir, topragi kökleri ile tutarak yagislarin ve akarsularin topragi tasimasini önler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, yaban hayati ve av kaynaklarini koruru. Nesli tükenmekte olan hayvanlarin üretimi, korunmasi ve barinmasinda koruma alanlari olusturur. Bu sahalar milyonlarca canlinin yuvasidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar bitki örtüsü ve toprak içerisinde büyük miktarda karbon depoladiklarindan, ikim üzerinde olumlu etkiler yapar. Asiri sicakliklari düzenler, bir isi tamponu gibi görev yapar. Sicagi sogugu dengeler, yaz sicakligini azaltirken, kis sicakligini artirir, radyasyonu önler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Su buharini yogunlastirarak yagmur haline gelmesini saglar. Rüzgar hizini azaltarak toprak ve kar savurmalarini ve rüzgarin kurutucu etkisini yok eder. Bu nedenle açik alanlara oranla ormanlarda gündüzler serin geceler ise sicaktir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, egelenme, dinlenme ve bos zamanlari degerlendirme imkani saglar. Havasi, suyu, dogal görünümleri ve sakin ortami ile özellikle sehirlerde yasayan insanlari kendisine çeker. Bu yönüyle insanlarin beden ve ruh sagligi üzerinde olumlu rol oynar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yerlesim alanlari çevresindeki hava kirliligini ve gürültüyü önlemesi ile insan sagligi bakimindan büyük önem tasir. Ormanlarin insan sagligi üzerindeki bütün bu olumlu yararlari nedeniyle büyük kentlerin çevresinde ormanlar yetistirilmekte, dinlenme yerleri kurulmaktadir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, orman içinde ve disinda yasayan insanlara çesitli is alanlari saglar, issizligi önlemede etkin rol oynar, böylece köyden kente göçü azaltir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, ulusal savunma ve güvenlik bakimindan da çok önemlidir. Askeri birliklerin savas tesisleri ile araç ve gereçlerinin gizlenmesinde, savas ekonomisi bakimindan deger tasiyan reçine, katran ve tanenli maddelerin elde edilmesini saglar,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ayrica ormanlar barajlarin ekonomik ömrünü uzatir, dogal afetleri önler, ülke turizmine katkida bulunur,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlar, dogal güzellikleri ve sayilmayacak kadar çok faydalariyla iyi baktigimiz takdirde tükenmez bir dogal kaynaktir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Tehditler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Demirayak ormanlarin, sahip olduklari biyolojik çesitlilikle yeryüzündeki en degerli ekosistemler arasinda bulundugunu, barindirdigi yasamsal zenginlikle, tüm habitatlar arasinda ayri bir yere sahip oldugunu söyledi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;"Ormanlar, tarihin hiçbir döneminde, son yüzyil içinde yasadigi gibi bir yok olma süreci yasamamistir. Bu yok olma sürecinin en önemli sebepleri insan kaynaklidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;" Bunlar arasinda sürdürülebilir olmayan odun üretimi, yapilasma, yanginlar ve amaç disi kullanimin sayilabilecegini kaydeden Demirayak söyle konustu: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;"Ormancilik disi etkinliklerin orman üzerindeki olumsuz etkileri arasinda en önemlilerinden biri, hava kirliligi. Örnegin Türkiyede, Yataganda kurulan termik santralin sebep oldugu kirlilik sonucu çevredeki ormanlar kurudu... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;"Bir diger önemli tehdit, yanginlar. Orman yanginlari, bitkiler ve diger canlilarin ölümüne neden olarak inanilmaz boyutlarda ekolojik yikimlarla sonuçlaniyor. Istatistiklere göre, orman yanginlarinin hemen hemen tamami insan kaynakli."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;Ormanlarimizi korumak icin kerkes katkida bulunabilir: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Mobilya alirken dayanikli ve uzun ömürlü olanlari seçin. Gerçekten gerekmedikçe mobilyalarinizi degistirmeyin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanda kesinlikle ates yakmayin. Piknik yaptiginiz alani temiz birakin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlara yakin arazilerde aniz yakmayin; yakanlari uyarin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Agaçlandirma çalismalarinda yörye özgü agaç türlerinin kullanilmasina özen gösterin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Kagitlari mümkün oldugunca çift tarafli kullanin; kagit israfindan kaçinin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Hafif kagit kullanin. Hafif kagidin üretimi sirasinda daha az enerji ve daha az hammadde kullanilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Geri dönüsümlü kagit kullanin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Geri dönüsümü yasaminizin bir parçasi haline getirin. Topladiginiz kagitlari düzenli olarak atik kagit alim merkezlerine gönderin.&lt;br /&gt;Mümkün oldugunca e-posta, modem yoluyla faks gibi alternatif iletisim araçlarini kullanin. Bilgisayarinizdan çok gerekmedikçe kagit çiktisi almayin. Dosyalarinizi bilgisayar ortaminda saklayin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Alisverislerinizde bir kez kullanilip atilan kagit torbalar yerine, bez torba kullanin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Enerji tasarrufuna özen göstererek ormanlar üzerindeki baskiyi azaltmaya yardim edin. Giderek artan enerji gereksinimi yeni santrallerin kurulmasini gerektirmekte, bu da hava kirliligi, asit yagmurlari yoluyla ormanlari tehdit etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ormanlik alanlari ziyaret ettiginizde, çadir, kamping, yöresel konaklama gibi doga üzerinde etkisi en az olan konklama biçimlerini yegleyerek yapilasma egiliminin tersine çevrilmesine katkida bulunabilirsiniz.Ormanlardan açilan alanlarda yapilan konutlari satin almayin. Ormanlarin yasa disi yapilasma amaciyla isgal edilmesine göz yummamak, gerektiginde ilgili kurumlari uyarmak insanlik görevidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-1929511467746911180?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/1929511467746911180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=1929511467746911180' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/1929511467746911180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/1929511467746911180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/ormanlarimiz.html' title='ORMANLARIMIZ'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K4nKcAboI/AAAAAAAAAAo/J5wuwJzgLsI/s72-c/orman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-6967257334658499416</id><published>2007-12-14T12:41:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:42.715+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='su'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='su krizleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='su tasarrufu'/><title type='text'>SU HAYAT DEMEKTIR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K5QacAbpI/AAAAAAAAAAw/TphTweWpmQ4/s1600-h/ormanda+akan+nehir.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143877416036363922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K5QacAbpI/AAAAAAAAAAw/TphTweWpmQ4/s320/ormanda+akan+nehir.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;Susuz bir yasam düsünülebilinir mi?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Ìçmek, yemek pisirmek, yikamak ve daha bir dizi baska sey için gereksim duydugumuz su, bize doganin bir armaganidir. Bütün canlilarin temel yasam kaynagi olan tatli su orani sanildigi gibi dogada sonsuz ve sinirsiz degildir. Bir çogumuz, dünyada sudan çok ne var diye düsünebilir. Evet bu dogrudur dünya yüzeyinin %70`i sularla kapli oldugu halde (tam 1,4 milyar metreküp). Ama bunun %97`si deniz suyu olarak (tuzlu su) insanlar için kullanilamaz haldedir. Geri kalan %3 tatli su miktarinin büyük bir kismi kutup buzlarinda saklidir ve kullanilabilecek tüm su orani sadece %0,3`tür. Bu oran da her geçen gün toprakta ve havada artarak bulunan zararli maddeler tarafindan kirletilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Insan vücudunun üçte ikisi sudan olusmaktadir. Istitastiklere göre her yetiskin kisi günde ortalama 2-3 litre suya ihtiyaci vardir. Insanlar suyu sadece içecek yoluyla degil, yiyecekler (sebze ve meyveler %90`a varan bir oran su içermektedir) araciligiyla da bünyelerine alirlar. Bir kisinin günlük kullandigi su miktari gözönüne alindiginda, bu küçük bir orandir. Almanya`da kisi basi günde ortalama 140 litre su kullaniyor. Bunun büyük bir kismi tuvalatlerde (%32) ve banyoda (%30) kullaniliyor. Geri kalan kismi ise %12 çamasirlar, %6 bulasiklar, %6 temizlik, %6 dis firçalamak, el ve yüz yikamak, %6 yemekler ve %2`si araba temizligi için kullaniliyor. Bunlarin yanisira kullanilan bu su miktari ise ev islerinde kullanilan zararli maddeler tarafindan da o kadar kirletiliyorlar ki, atik su aritma tesisleri suyu tekrar temizlemek için büyük çaba sarfediyorlar. Su aritma tesislerinin maddi giderleri son on yilda dörde katlandi. Bu ücrette herkes tarifindan karsilaniyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Su dogada sonsuz ve sinirsiz olmadigindan dolayi ve varolan tatli su kaynaklarini korumamiz için, evlerde rahtimizi bozmadan da birçok olanaklarla su tasarruf edebiliriz. Su tasarruf ederek hem çevremizi korumus, hem de atik su temizligi için maddi giderimizi azaltmis oluruz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Su israfini önlemek ve suyu korumak için alinabilinecek bazi önlemler sunlardir:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Banyo yapmak yerine, dus almayi tercih ediniz. (Bir kez banyo yapinca kullanilan su üç dusta kullanilan suya esittir.)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Damlayan musluklar zamaninda tamir edilmelidir. Dakikada akan 10 damla su ayada 170 litre suyun bosyere akip kanalizasyona karismasina yol açar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Dis firçalarken, sabunlanirken, tras olurken suyu akitmak yerine, musluk kapatilip tekrar açilmalidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Sebze ve meyveleri akan su altinda yikamak yerine, bir kap içinde yikayiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Ìçinde sebze ve meyveleri yikadiginiz suyu çiçeklere verebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Bulasik ve çamasirlariniz çok kirli degilse, makinalarinizi normal programi yerine, tasarruf programinda kullaniniz, böylece hem su hem de enerji tasarruf etmis olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Bulasik ve çamasir makinasini yeterince dolduktan sonra çalistiriniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Klorlü beyazlatici yerine, çevreye zarar vermeyen temizlik ilaçlarini tercih ediniz. (Böylece hem yeralti sularini hem de cildinizi korumus olursunuz.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Fazla miktarda temizlik ilaci kullanmak yerine, az ve ölçülü ilaç kullanmayi tercih ediniz. Temizlik ilaçlari çevreye zarar verebilen maddeler içerirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Çiçekleriniz için musluk suyunu degilde, kaplarda biriktireceginiz yagmur sularini kullaniniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Kimyasal madde artiklari, ilaçlar, yaglar ve diger zararli maddeler kesinlikle musluklara ve tuvalete dökülmemelidir. Bu tür maddeler belediyeye bagli olan çöp isleme tesislerine veya zararli çöpleri toplayan araçlara verilebilir. Eski ilaçlari eczanelere de geri verilebilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Dünyadaki su krizleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Dünyanin en kurak kitasi olan Avustralyanin en önemli su kaynagi Murray-Darling Nehri yükselen tuz seviyesinin tehdidi altinda&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Dünyanin en fazla kullanilan su sistemi olan Zambezi Nehir yatagi sürekli sel ve siddetli yagislar yüzünden zarar görüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Hindistandaki kutsal Ganj Nehri asiri nüfus yogunlugu ve ekolojik dengesizlik nedeniyle kirlenmis durumda&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Çindeki Sari Nehir, sanayi ve tarim sektöründeki asiri kullanim nedeniyle kurumak üzere. Ayrica kirlilik mevcut&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Nil Nehri, sulama ve enerji üretimi amaçli asiri kullanim nedeniyle giderek zayifliyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Dünyanin en fazla kullanilan su sistemi olan Zambezi Nehir yatagi sürekli sel ve siddetli yagislar yüzünden zarar görüyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Ortadogudaki su kaynaklarinin giderek kirlenmesi de bölgedeki gerginligi arttiriyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Türkiye, Dicle ve Firat üzerinde kurdugu barajlar nedeniyle Suriye ve Irak tarafindan su kaynaklarini kurutmakla suçlaniyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Bati Afrikada, Nijer ve Volta nehirlerine bagli bir yasam süren nüfus bu iki nehirdeki seviyenin düsüsü ve kirlilik yüzünden tehdit altinda&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Avrupadaki kentlerin yarisindan fazlasi, yer altindaki su kaynaklarini ölçüsüz bir sekilde yagmaliyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Meksikada yagmur sulari ile kanalizasyonun karismasi nedeniyle su sikintisi çekiliyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;ABDdeki tarim arazisinin beste birini sulayan Ogallala Aquifer Nehri asiri pompalama nedeniyle giderek kuruyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-6967257334658499416?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/6967257334658499416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=6967257334658499416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6967257334658499416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/6967257334658499416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/su-hayat-demektir.html' title='SU HAYAT DEMEKTIR'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K5QacAbpI/AAAAAAAAAAw/TphTweWpmQ4/s72-c/ormanda+akan+nehir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-7087022899307416903</id><published>2007-12-14T12:33:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:42.839+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvan haklari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dost'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlari koruyalim'/><title type='text'>DOSTLARIMIZI KORUYALIM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K6iqcAbqI/AAAAAAAAAA4/ed4Js6583YY/s1600-h/Hayvan02[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143878829080604322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K6iqcAbqI/AAAAAAAAAA4/ed4Js6583YY/s320/Hayvan02%255B1%255D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her türlü doğal canlı varlık, varlığını sağlıklı olarak sürdürme hakkına sahiptir.Çevremizi olumlu ve doğru şekilde bir bütün halinde korumak zorundayız. Çünkü dünya, tüm canlı ve cansız varlıkların bir tür etkileşim arenasıdır. Bu etkileşim doğanın bütünlüğü açısından temel fonksiyonudur.&lt;br /&gt;Hayvan hakları dendiği zaman, konunun asla evcil ve başıboş hayvanlarla kısıtlı olmadığını bilmemiz gerekir. Hayvan hakları, av hayvanlarından, evcil ve yaban hayvanlarına, kobay hayvanlarından, besi hayvanlarına kadar, geniş bir açı içinde yeryüzündeki tüm hayvanlara varolma ve yaşama hakkı verir.&lt;br /&gt;Hayvanlar da düşünür, hisseder, acı çekerler. En akıllı, en gelişmiş yaratık insanoğlu olduğuna göre insan, bu hak ile diğer hayvanları da korumak zorunluluğundadır.İnsanlar, hayvanların acı çekmelerini önlemeli, onlara özelliklerine uygun şartlar sağlamalı ve öldürülmeleri zorunlu ise bunu acı vermeden gerçekleştirmelidir.İnsanlar hayvanları korumalı, beslemeli ve yaşamalarını sağlamalıdır. İnsanlar, hiçbir hayvana kendi zevkleri için zarar vermemelidir.&lt;br /&gt;Hayvan haklarını savunmanın amacı, insan ve hayvanların eşit olmalarını sağlamak değil, hayvanların temel hak ve özgürlüklerini temin etmek, acı ve işkence çekmelerini özellikle yavrulama zamanı öldürülmelerini engellemektir.&lt;br /&gt;İnsan haklarının henüz istenildiği ölçüde yerleşmediği ülkemizde, hayvan haklarından söz etmenin doğru olmadığını düşünenler olabilir. Ancak sorunların ve yanlışların düzeltilmesinde; insanların ahlâki normlarda birleşmesi insanlığın yükselen değerlerinde buluşması yatmaktadır. Bunun sağlanması ile ilgili her girişimi desteklemenin sorunların çözümü açısından büyük önemi vardır.&lt;br /&gt;Her bitki ve hayvan türü, doğal dengenin ayrılmaz birer parçasını teşkil etmekte ve doğal dengenin oluşumuna katkıda bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Hayvan sevmek ve onlara karşı merhamet duygusu beslemek vicdani bir gereksinimin doğal sonucudur. Bu sonuçta toplumun gerçek uygarlık düzeyini görmekteyiz.&lt;br /&gt;Hayvanların en çok acı çektiği, sokaklarda süründüğü, insanların zulmüne uğradığı, aç ve sefil kaldığı, kullanıldığı ülkeler, yeryüzünün geri kalmış ülkeleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hayvanları sevelim ve koruyalım, onlar da bizler gibi yaşama haklarına sahiptir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Unutmayalım ki hayvanları seven insanları da sever. Bu bizim için onurlu bir görevdir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-7087022899307416903?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/7087022899307416903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=7087022899307416903' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7087022899307416903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7087022899307416903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/dostlarimizi-koruyalim.html' title='DOSTLARIMIZI KORUYALIM'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K6iqcAbqI/AAAAAAAAAA4/ed4Js6583YY/s72-c/Hayvan02%255B1%255D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7086719993868890795.post-7450400934451094676</id><published>2007-12-14T12:26:00.000+01:00</published><updated>2008-12-09T22:23:43.466+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hava'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çöp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ozon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='otomobil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doga'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küresel isinma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><title type='text'>ÇEVREMÍZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:180%;color:#3333ff;"&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K9f6cAbrI/AAAAAAAAABA/McpNq1KZgoI/s1600-h/yaprak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143882080370847410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K9f6cAbrI/AAAAAAAAABA/McpNq1KZgoI/s320/yaprak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ìnsanlar varoluslarindan 1950`li yillara kadar ekolojik denge bozulmadan doga ile uyum içinde mutlu ve saglikli yasiyorlardi. 1950`lerden bu yana ekolojik denge git gide artarak tahrip edilmekte. Endüstri ve evlerden kaynaklanan çevre kirliligi günümüzün en büyük sorunlarindan biridir. Endüstri ve evlerden kaynaklanan çöpler çevre kirliligine neden olmakta ve dogayi tehlikeye sokmaktadir. Diger taraftan çevre kirliligi insan ve tüm diger canlilarin sagliklarini etkilemektedir. Çevre kirliligi ve birçok hastalik arasindaki baglanti hiç süpheye yer vermeyecek kadar aciktir. Çevre kirliligine bagli olarak olusan hastaliklara cilt hastaliklari, alerjiler ve solunum yolu hastaliklari örnek olarak verilebilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanayilesme insanliga sayisiz faydalar getirmistir. Çesitli araç ve aletler günlük yasatimzi kolaylastirmakta ve yasam standardimizi artirmaktadirlar. Örnegin, önceleri saatlerce, haftalarca süren yollari günümüzde ise özel veya toplu tasima araçlariyla kisa sürede arkamizda birakabiliyoruz. Bunun yanisira çamasir makinasi, bulasik makinasi ve elektrikli süpürge gibi elektronik aletlerin yardimiyla eskisine oranla, çok daha az güç ve zaman harcayarak günlük isleri yapiyoruz. Fakat bütün bu rahatligin ne pahasina oldugunu insanlarin düsünme zamani gelmistir. Dogal zenginlikler günden güne azalmakta, çöp daglari yükselmekte, su ve hava kirligi artmaktadir. Buna karsilik dogal yasam alanlari da giderek yok olmaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevre kirligini çogumuz görünen çöpler olarak algilamaktayiz. Ama bu terim aslinda çiplak gözle görünmeyen kirlilikleri de kapsamaktadir. Her ne kadar su, hava ve toprak kirliligi görünmüyorsa da, etkileri yinede çok büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Çevremizi tehdit eden bazi sorunlar sunlardir:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ozon tabakasinin delinmesi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dogal çevrenin, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tropik ormanlarinin gün gectikce kesilerek küçülmesi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yeryüzü atmosferinin isnmasi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Buzullarin erimesi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Deniz seviyesinin yükselmesi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Topraklarin erozyona ugramasi ve betonlasmasi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tehlikeli atik maddelerinin bilhassa radyasyon isinlarin artmasi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Havanin ve suyun asiri derecede kirlenmesi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çöp miktarinin artmasi &lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;Motorlu araçlarin sürekli artmasi&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="justify"&gt;Çevremizden sorumlu oldugumuzun bilincinde olmak zorundayiz. Artan çevre kirliligini ciddiye almamak, gözlerimizi tehdit edici tehlikelere karsi kapatmak demektir. Çünkü ekolojik dengenin tahribi bitkilerin, hayvanlarin ve insanlarin yasam alanlarini yok etmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizden sonra gelecek kusaklara hangi mirasi birakmak istiyoruz? Bu soruyla karsi karsiya gelmenin kacis yolu yoktur. Bundan dolayi yasamin temel elementlerini korumak ve onu gelecek kusaklara yasanilabilir bir vaziyette birakmak, hepimizin görevi olmalidr. Yasayan bir doga ve temiz bir çevre için birlikte çalismak ve çevre bilinciyle hareket etmek zorundayiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eger gelecek nesillere saglikli ve yasanilabilir bir doga birakmak istiyorsak, simdiden birseyler yapmamiz gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Unutmamaliyiz ki, saglikli bir çevre için verecegimiz her hizmet, kendi sagligimiz ve çocuklarimizin gelecegi içindir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a class="pageLinks" href="http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7086719993868890795-7450400934451094676?l=maliyasar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maliyasar.blogspot.com/feeds/7450400934451094676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7086719993868890795&amp;postID=7450400934451094676' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7450400934451094676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7086719993868890795/posts/default/7450400934451094676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maliyasar.blogspot.com/2007/12/evremz.html' title='ÇEVREMÍZ'/><author><name>Muhammet Ali Yaşar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16096809472717686561</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_eaZxVKDLt18/R2LbC6cAbzI/AAAAAAAAACA/3VxeKgZbZSA/S220/ali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eaZxVKDLt18/R2K9f6cAbrI/AAAAAAAAABA/McpNq1KZgoI/s72-c/yaprak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
